Bazen zihnimizin içi öyle bir panayır yerine döner ki, hangi düşüncenin kime ait olduğunu, nerede durmamız gerektiğini unuturuz. Tam da böyle zamanlarda, insanlığın tüm o karmaşık gürültüsünden tamamen bağımsız, Yaradan’ın bir nizam mührü olarak yeryüzüne gönderdiği o muazzam lütuf devreye girer. Taşlar, alelade birer takı malzemesi ya da insan hevesini tatmin edecek süs eşyaları değildir; onlar kendi ruhu olan, gideceği kalbi ve dokunacağı insanı her zaman kendi seçen ilahi birer nimettir. İşte o saf zümrüt ışığıyla zihnimizdeki tüm düğümleri tek bir hamlede çözecek olan Yeşil Florit, tam da böyle asil bir ruhla çıkar karşımıza.
Yerin binlerce metre altında, hidrotermal suların o sıcak fısıltısıyla, magmanın asırlar süren dervişane sabrıyla filizlenir bu kristal. Doğanın en büyük mucizelerinden biridir o; çünkü laboratuvardan çıkmışçasına kusursuz, keskin geometrik küpler halinde büyür toprağın bağrında. Kadim zamanların bilgeleri ona boşuna "Dâhi Taş" dememişler. Antik Mısır’da firavunlar, tanrıların kutsal heykellerini ve nazardan koruyan tılsımları bu taşın o büyüleyici yeşilinden yontarken, Romalılar ışık altındaki o floresan parıltısına o kadar aşık olmuşlar ki, saraylardaki en kıymetli kadehleri doğrudan Florit kristallerinden işlemişler. Çin mitolojisinde ise o, geceleri kötü rüyaları kovup ruha berrak vizyonlar getiren kutsal bir gece muhafızıdır. Kaostan kusursuz bir düzen çıkaran doğanın saf aklı gibidir. :)
Bu zümrüt damlalı nimetin ismindeki gizli kodları ilahi alfabenin terazisine vurduğumuzda, karşımıza muazzam bir matematiksel mucize çıkıyor. "Yeşil" kelimesi kendi bağrında bilgeliğin ve derin arayışın 7 frekansını taşırken, "Florit" kelimesi o kaosu düzene sokan sarsılmaz 8 enerjisini barındırıyor. Bu iki güç birleştiğinde ise nihai olarak 6 frekansı açığa çıkıyor. Numerolojide 6; koşulsuz sevginin, kalpten gelen derin şifanın, evrensel uyumun ve doğanın o besleyici, koruyucu sarılışının sayısıdır.
Yeşil Florit’in bu 6 titreşimi, bizi doğrudan Yaradan’ın Kur'an-ı Kerim’de buyurduğu o muazzam ilahi nizam, yani her şeyi yerli yerine koyma ve kalbe ferahlık verme sıfatıyla buluşturur. Kaf ve Rahman Surelerinde tasvir edilen, gökten inen bereketli sularla canlanan o yemyeşil cennet bahçelerinin, her şeyin kusursuz bir dengeyle yaratılmasının maddedeki yansıması tam olarak bu 6 frekansıdır. Taşın doğrudan Kalp Çakrasına çalışması, bastırılmış duygusal travmaları bir anne şefkatiyle eritmesi bu yüzdendir.
Bileğinizde taşıyacağınız o 8 mm'lik her bir küre, nabzınızın attığı o en hassas noktadan doğrudan kalbinize ve zihninize bu 6 frekansının dinginliğini pompalar. Uzun uzun okumak istemeyen ama bu yeşil şifacının o saf enerjisini hemen hayatına almak isteyen o güzel ruhlar için hazırladığım minik şifa rehberi ise onun o derin katmanlarını şöyle özetler:
Zihinsel Berraklık ve Odaklanma: Kafanızın içi sürekli karmaşıksa, düşüncelerinizi toparlayamıyorsanız zihindeki o sis perdesini dağıtır, odaklanmayı en üst seviyeye çıkarır ve öğrenme yeteneğini artırır.
Kalp Çakrası ve Duygusal Detoks: Doğrudan kalp merkezini şifalandırarak, geçmişten kalan o bastırılmış duygusal travmaları, kalbini çevreleyen o sıkışmışlık hissini sevgi frekansıyla eritip ruhu ferahlatır. :)
Elektromanyetik ve Psişik Kalkan: Bilgisayarlardan, telefonlardan yayılan o yorucu radyasyonu ve çevrenizdeki insanların yaydığı o düşük frekanslı negatif enerjileri bir paratoner gibi üzerine çekip yok eder.
Aura Şifası: Enerji alanınızdaki o yıpranmış, delinmiş kısımları bir ağ gibi örerek güçlü bir psişik koruma sağlar.
Şimdi söyle bana; zihninin o karmaşık koridorlarında kaybolmuş hissederken, kalbininin mizanını Yeşil Florit’in o bilge 6 frekansıyla yeniden dengelemeye hazır mısın? Belki de o asil yeşil küreler, çoktan senin bileğinde parlamak için kendi sahibini seçmiştir...
















