Şİfacıları Şifalandıran Taş- Prehnit
Yeşilin en narin, en süzme tonunu saydam bir ışıkla harmanlayan bu kristal; yer kabuğunun derinliklerinde adeta saklı kalmış bir bahar nefesidir. Pirenayt, taşların o alışılagelmiş soğuk metalik duruşunun aksine, dokunduğunuz anda ruhu kadife bir şefkatle sarmalayan can canlı bir doğa kelamıdır. İnsan elinin değip şekil verdiği sıradan objelerden tamamen ayrı bir yerde durur; o, kainatın kendi zevkiyle dokuduğu, frekansı yüksek ve muhatabını her daim görünmez bağlarla kendine çeken sessiz bir muhafızdır.
Adını 18. yüzyılda ümit burnundan bu taşı dünyaya tanıtan Hollandalı komutan Hendrik Von Prehn’den alan bu kristal, Güney Afrika’nın ve Avustralya’nın el değmemiş topraklarında olgunlaşır. Şamanik anlatılarda Pirenayt, "Kehanetleri ve Şifacıları Şifalandıran Taş" diye anılır. Eskiler, başkalarının yükünü sırtlanmaktan yorulmuş, kendi içsel enerjisini tüketmiş bilgelerin ve tabiplerin kendi kalplerini yeniden tamir etmek için bu soluk yeşil kristale sığındıklarını söylerler. Çünkü o, veren ama almayı unutan ruhlara "önce kendi bahçeni sula" diye fısıldayan yegane doğa mucizesidir.
Bu durgun yeşil ışıltı, zihnimizi doğrudan Kur'an-ı Kerim’in, özellikle Fetih Suresi 4. ayetinde buyurulan o derin teslimiyet tefekkürüne götürür: "O, inananların kalplerine sekiynet (huzur ve güven) indirendir..." Pirenayt, işte o ilahi sekiynetin, kalbi kaplayan o dingin güvenlik hissinin topraktaki somut bir aksidir. Zihnin ve ruhun karmaşasını tek bir dokunuşla dindirir.
Meraklısı için bu yeşil vahanın taşıdığı başlıca şifa kanalları ise şunlardır:
Kalp Çakrası ve Öz-Şefkat: Başkalarına gösterilen merhameti kişinin kendisine de yöneltmesini sağlar; duygusal tükenmişliği onarır.
Sezgisel Görüş ve Kehanet: Üçüncü göz ile kalp arasında sarsılmaz bir hat kurarak sezgileri durulaştırır, rüyaları berrak kılar. :)
Çevreyle ve Doğayla Uyum: Bulunduğu alanın enerjisini ağır yüklerden arındırır; kişiye evrensel akışa güvenme yetisi kazandırır.
Gereksiz Yükleri Serbest Bırakma: Ruha ağırlık yapan geçmiş hatıraları, eşya biriktirme tutkusunu ve zihinsel dağınıklığı tatlı bir akışla temizler. :)
Şimdi söyle bana; kendi kalbine o hak ettiği merhameti göstermeye, Pirenayt'ın ve ilahi sekiynetin o dingin kollarına bırakmaya hazır mısın?




















